YAZAR KAAN GÖKTAŞ'IN KİŞİSEL GÜNLÜĞÜ...

3 notes

bulut bilişim ve son kullanıcı…

bu aralar kafayı “bulut” olayına taktım. bunda, tamamen “bulut” destekli bir işletim sistemi olan jolicloud’u kullanmamın da teşviği var. joli’yi daha önce anlatmıştım… “bulut” olayı, henüz çok yeni, kitlelerin de yabancı olduğu bir konu, ancak ben çok değil, 5-10 sene içerisinde, masaüstü bilgisayarlar ve laptoplar dahil, kişisel kullanıma yönelik aletlerden, terabyte’lar dolusu harddisklerin kalkacağını, sadece “geçici bellek” işlevini görecek bir hafızanın fiziki olarak yer alacağını, geri kalan her şeyin buluttan yürütüleceğini öngörüyorum. buna, işletim sistemleri de dahil…

kısa ve kabaca anlatırsak, “bulut” dediğimiz olay, kullandığımız dosyaların, laptop, pc yada tablet, her ne ise, fiziki diskte değil, internet üzerinde, sanal sunucularda barındırılması…

yani, iş yeri bilgisayarınızda hazırladığınız bir dosyanın işyeri bilgisayarınızda kalması, dışarıda ya da evde o dosyaya ihtiyaç duyduğunuzda, usb bellek ya da kendi kendinize mail atmak gibi “dahiyane” bir fikre ihtiyaç duymamanız anlamına geliyor bu… kafede otururken tabletinizde ya da akıllı telefonunuzda kaydettiğiniz bir resme ya da dosyaya, ev ya da iş bilgisayarınızda da ulaşabilmek, evde hazırladığınız bir sunumu sabah iş bilgisayarınızı açtığınızda karşınızda bulmak, yanınızda sürekli olarak laptop ya da netbook taşımak zorunda kalmamak gibi nimetleri de var.

en özet haliyle, dosyalarınızı internet üzerindeki sunuculara yüklüyorsunuz ve senkronize ediyorsunuz. bu şekilde arşiviniz, zaman ve mekan kısıtlaması olmadan, herhangi bir bilgisayardan kullanımınıza açılabiliyor.

bunun çeşitli avantajları var; birincisi, yukarıda izah ettiğim gibi mobilite ve kullanım kolaylığı… bulut sizi flash disk taşımaktan, mail atmaktan, laptop taşımaktan kurtarıyor. artık “mobil” bir çağdayız… ben, iş yerimde masaüstü pc, evde netbook, dışarıdayken ise akıllı telefon ve tablet kullanıyorum. ancak yeni düzenlememden yani buluta geçmemden sonra, hiç birinde dosya barındırmıyorum ancak tüm dosyalarıma hepsinde erişebiliyorum. ikincisi, bu olayın kendiliğinden sürekli bir yedekleme imkanı sunması… bilgisayarınız bozuldu, bir virüs istilasına uğradınız ya da kullandığınız işletim sistemini değiştirmeye karar verdiniz. her seferinde disk böl, yedekle, tek partition’a format at ya da her seferinde flash disklere dosya taşı, format at, tekrar geri yükle derdi bitiyor. örneğin ben, netbook’umda, çeşitli işletim sistemlerini denemeyi seviyorum. ve bunları tek partition’da tutuyorum. geçen haftalarda, denemek için kurduğum xubuntu’nun hata vermesi sonucu, biraz da merakımdan, jolicloud kurmak istedim. dosyalarımı (ki toplam boyut oldukça büyük ve içinde yıllardır tuttuğum fotoğraf arşivim de var…) flash disk’e aktarırken, anlamsız bir yazma/okuma hatası nedeniyle, kimi dosyalarımı yitirdim. oysa şu an, format format üstüne atabilir, işletim sistemleri arasında kuş gibi sekebilirim… hem de tek dosya yitirmeden :) üçüncüsü güvenlik… hangi işletim sistemini kullanırsanız kullanın, hangi güvenlik yazılımının arkasına sığınırsanız sığının, basit bir son kullanıcı olarak çırılçıplak ve savunmasızsınız… oysa bulut sunucular, sizin garibim bilgisayarınızdan kat kat daha güvenli…

peki, faydalarını anladık… nasıl kullanabiliriz?

apple kullanıcıları “icloud” hizmetiyle çoktan tanışmıştır… tabi “icloud” un kaymağını ancak bir iPhone’unuz ve bir Macbook’unuz, bir iPhone ve iPad’iniz, bir iPod ve bir Mac’iniz, yani biri daha “mobil” , biri daha “sabit ve geniş” iki apple ürününüz varsa tam anlamıyla yiyebiliyorsunuz..

diğer platformlarda ve cihazlarda da google, size bu hizmeti uzun yıllardır veriyor aslında… google docs’a gmail’deki veri kapasitenizi kullanarak, her türlü dökümanı yükleyebiliyorsunuz. buna resim ve videolar da dahil… picasa’ya ise resim ve video dosyalarınızı yükleyebiliyorsunuz.

google docs kötü bir tasarıma ve kötü bir kullanıma sahip. her şeyden önce, aslında tam anlamıyla bir “bulut” hizmeti değil, zira sadece manuel olarak kullanılabiliyor. çok kötü bir görünümü var, kullanıcı dostu değil, kimi dosya türlerini web tabanlı olarak görüntülemenize izin vermiyor…

ancak android ile mobilite dünyasına çok hızlı dalan ve sektörde liderliğe oynayan google, bu sorunu aşacak. çeşitli forumlardan duyduğuma göre, google, google drive ismiyle, daha gelişmiş bir sunucu / depolama hizmetine yakında başlayacakmış.

bu eksikleri bir yana bırakırsak, web arayüzünde klasörler halinde, hatta iç içe dizinler halinde bozmadan yükleme yapmanıza olanak sağlaması bir artı. mesela dropbox’un web arayüzünden yükleme yaptığınızda buna izniniz yok…

ikinci seçenek, dropbox… ben uzun zamandır bulut değil, yedekleme ünitesi olarak kullanıyordum. tasarımı çok daha basit, sade… mobil cihazlar için uygulama desteği var. web üzerinden çok rahat yükleme/indirme yapabiliyorsunuz. yüklediğiniz dosyaları isterseniz başkalarıyla paylaşabiliyorsunuz… desteklemediği dosya türü yok, dosyaları ister indirip, ister tıklayıp çalıştırabilirsiniz…

tek kötü yanı, size verdiği kota… zira dropbox, ücretsiz üyelik için 2 gb kota sunuyor. google’da bu rakam başlangıçta 7.5 gb civarındaydı…

dropbox’a alternatif siteler de var. kimisi ücretsiz üyelik için 5 gb da sunuyor… ancak benim bildiğim en eski, köklü ve güvenilir seçenek, dropbox…

peki ben nasıl kullanıyorum? öncelikle, google’dan ekstra 20 gb yer daha satın aldım. fiyatı çok ucuz, sadece yıllık 5 dolar… böylece gmail, google docs ve picasa için toplamda 27 gb alanım oldu. başlangıç için idare eder… sık kullandığım, her an ulaşmayı istediğim ya da ulaşabileceğimi düşündüğüm tüm dosyalarımı google docs’a yükledim. klasörler halinde düzenleyerek yaptım bunu… ayrıca tüm fotoğraf arşivimi de picasa’ya upload ettim. yine burada da tek tek albümler oluşturdum ve gizlilik ayarlarını düzenledim. youtube’da ayrı bir hesaba da (herkese açık ve listelenmemiş şekillerde olmak üzere) videolarımı yükledim.

dropbox’ta -şimdilik- ekstra alan satın almadım. sık kullanmadığım ama “bir kenarda dursun” dediğim ya da kaybolmasını da istemediğim tüm dosyalarımı kategoriler halinde sıkıştırdım ve dropbox’ta bir “yedekler” klasörü oluşturup yükledim. dilediğim zaman bir tıkla indirebilir ve açabilirim. yine ön tanımlı “public” klasörünü de paylaşıma açık dosyalarım için kullandım. son olarak, google docs’ta olmasını istemediğim kimi özel dosyaları da buraya koydum… (neden bilmiyorum ama sanırım yine “tasarıma” gelip dayanacak olay, dropbox bana daha güvenli gözüktü… kim bilir, belki de google’ı daha çok kullandığım ve başkalarının yanında da kullanabileceğim ihtimali içindir…)

ileride, kullanım durumuma göre, dropbox’tan da ekstra alan alabilirim. ancak fiyat kıstasını göz önünde bulundurursak (dropbox’ta 50 gb alan yıllık 100 dolar iken, google’da 80 gb yıllık 20 dolar, 400 gb ise yıllık 100 dolar. yani google, dropbox’tan 8 kat daha ucuz.) google tercihim olacak gibi…

bir de, yukarıda bahsettiğim gibi, google’ın yeni uygulamaya koyacağı “drive” hizmetinden umutluyum. daha şık ve sade bir tasarım, daha çok dosya desteği umuyorum. e eşşek değillerdir, google docs’taki dosyalarımı buraya aktarmam için de bir seçenek sunarlar.

açıkçası, bu iki siteden / hizmetten farklı alternatifler denemedim, maceraya ve hesap kirliliğine gerek duymadım. zaten bulut dediğimiz olay, tek elde toplanmadan on yere yayılırsa, esprisini kaybeder. ancak türk telekom’un “ttnet bulutu” isimli servisine, müşteri temsilcisinin ısrarıyla üye oldum. 50 gb alanı aylık 5 tl’ye verdiler. aktivasyonu yaptım, göz attım. dosya desteği güzel, paylaşım imkanı var, mobil uygulamalara desteği var fakat hayati bir şey yok… web üzerinden yükleme… ttnet bulutu’na yükleme yapmak için illa ki bir program indirmen gerekiyor. e ne anladım ben bu işten? iş bilgisayarına program yükle, evdekine yükle, telefona yükle, tablete yükle, ölme eşeğim ölme bekle ki yaz gelsin… durumu ttnet yetkililerine de aktadım ama -henüz- ciddi bir yanıt alamadım. oysa aylık 10 tl gibi bir rakamla “sınırsız” alan sağlamaları da beni cezbetmişti, web üzerinden dosya yüklememe imkan sağlasalar, belki de bir tek onu kullanacaktım. ttnet’in her işi gibi, bu da olmuş ama yarım olmuş…

kısacası şu an “bulutum” ve ben mutlu mesuduz, özgürüz, mobiliz…

blog son zamanlarda teknoloji blogu gibi oldu ama, siz de idare ediverin azcık.

Filed under bulut bilişim cloud clouding joli os apple icloud google docs dropbox

  1. kaangoktas posted this