2012, kıyame* vakti…
kim bilir hangi otelden ayrılırken “hatıra” olarak alınmış, diş fırçası, macunu, traş kremi, bıçağı, jöle ve ufak boy parfüm atomizerimin olduğu seyahat çantası hazır bekliyor, ansızın gezesim gelebilir… daha dün başladığım kitabım bitmek üzere, bir yandan ipad’imden bu ayın dergilerine göz atıyorum… beyoğlu’nda aslıhan pasajı’nda kenan abi’nin sahaf dükkanında yeni okuyacağım kitaplar beni çağırıyor… masa üstünde ajandamda, üzerinde çalıştığım sosyal belediyecilik projelerinin notları, diğer tarafta top top çıktıları alınmış sosyal sorumluluk projeleri örnekleri… zaman hepsine yetecek kadar bol, hepsi için verimli yaşıyorum hayatı…
2011’in son haftalarında, fikir anlamında çok üretken günler geçirdim…yeni fikirler, internet projeleri, kitap konuları… yeni medya mecraları, tanıdıklar, eski dostlar, yeni arkadaşlar…
google’da “kariyer” yazdığımızda, karşımıza şu cümle çıkıyor :
“Kariyer, mesleğimizi yaparken koyduğumuz hedefler doğrultusunda iş deneyimi kazanırken, gerekli eğitimleri alıp, mesleki ve bireysel açıdan kendimizi gerçekleştirme sürecimizdir.”
“kendini gerçekleştirme”…
kariyer bu ise, kariyer hırsı içinde kendi hayatı ellerinin arasında akıp gidenler bu tanımda bir şeyi eksik yapıyor demek ki…
“çalışarak bir şeyi başarmanın, ortaya çıkarmanın hazzı başka çok az şeyde var. sıfırdan bir şeyleri var edebilmek, onu kabul ettirmek, geliştirmek insanın yaşadığı zaman dilimindeki tek avuntu kaynağı. ” demiş m.serdar kuzuloğlu… benim için “kendini gerçekleştirmek” de, işte tam bu başarı hazzı aslında…
bir şey ortaya koyamıyorsam, üretemiyorsam, tıkandıysam ya da önüme engeller çıkartılıyor, görmezden geliniyorsam, baştan savılıyor, erteleniyorsam, bunun ismi kariyer değil…
benim, gazetecilikle geçen 13 yılımda da, sonrasında belediyeciliğin ilk on ayında da, yoğun bir hayatım oldu… hep boşlukta kalmaktan korktum… bu yüzden, özünde tembel bir insan olsam da, geleneksel tembellerin aksine, inadına işe sarıldım…
bu belki de freud’un öne sürdüğü “ölüme karşı güdü” nün ta kendisi… ölümden duyulan korkunun, ismini yaşatarak bastırılmaya çalışılması… fiziken ölsem bile, ismimin, yaptıklarımla, ürettiklerimle insanların aklında, zihninde, anılarında yaşamaya devam etmesi çabası…
işte tüm bu duyguların karmaşasıyla, kendi kariyerimde, “artık yeter” diyerek bazı kararlar aldım ve 2012’nin ilk gününde gelen iyi haberle, yolumun açılmasıyla uygulamaya koydum.
- yerel basınla tüm bağımı kesiyorum. bundan sonra, kısa ve orta vadede, bölgesel ve yerel basında, köşe yazarlığı da dahil olmak üzere, herhangi bir sıfatla, hiç bir şekilde yer almayacağım.
- bu bağı tamamen koparabilmek için, 9 yıldır işlettiğim yerel haber portalını satışa çıkardım. en kısa sürede satış sürecini tamamlayarak, bu mecrayı başka yatırımcılara devredeceğim. ancak, kısa zaman önce kurduğum ve şu an uykuda olan yerel bazlı video-haber sitesi için aynısını düşünmüyorum. daha doğrusu ben o siteyi, bir haber organı olarak görmüyorum. sadece vakit geçirmek için, hobi amaçlı olarak siteyi bir video paylaşım platformuna dönüştürebilirim.
- belediyede yürüttüğüm görevde, uzun zamandır üstünde çalıştığım iki projelemle, yeni ortaya konulan iki projeyi, bu yıl içinde bitirip, işler hale getireceğim.
- FİMO bünyesindeki çalışmalarımda, yıl içinde en az 10 kuruma, sosyal medya ya da sosyal proje danışmanlığı yapar hale geleceğim.
- Ajans İF bünyesinde, bu yıl en az iki büyük ölçekli ticari internet projesini hayata geçireceğim.
- ikinci kitabım, şubat ayında çıkacak. bu yıl, iki kitap daha yazacak ve baskıya hazır hale getireceğim. niyetim, bu kitaplardan en az birinin daha, 2012 içinde raflarda yer alması.
- en kısa sürede, ulusal ölçekli en az bir yayın organında, düzenli şekilde köşe yazmaya başlayacağım.
- yıl içinde, ulusal basında ve televizyonlarda, bolca yer alacağım.
- bu yıl üniversite sınavlarına girerek, yıllar sonra tekrar örgün öğretime başlayacağım.
- doğup-büyüdüğüm kasabanın tarihiyle ilgili, benim için önemli bir şahısla ilgili yaptığım araştırmaları bu yıl tamamlayacağım. sonuç ne çıkar bilinmez, zira şu an sadece ismini ve görevini biliyoruz. ama belki bir kitaplık öykü toplanır…
- bulduğum her fırsatta, hatta fırsat yaratıp, şehir şehir gezeceğim. çanta orada boşuna durmuyor.
- bu yıl, en az iki panel ya da konferansta konuşmacı olarak yer alacağım.
- internet girişimlerine çok önem veriyorum. Kendi projelerim dışında, devamlı gelir getirme potansiyeline sahip, farklı segmentlerde bir kaç internet sitesi satın alacak, işleteceğim. Ayrıca başarısına ve vizyonuna inanmam halinde, büyük ölçekli bir internet sitesine de ortak olabilirim.
- freelance olarak yaptığım editörlük, çevirmenlik, redaktörlük ve gölge yazarlık işinde, ciddi bir müşteri portföyüne ulaşacağım.
- mümkünse sosyal medya üzerinde, hatırı sayılır bir takipçi rakamına ulaşacağım.
- freelance olarak yaptığım internet tasarımlarında, portfolyomda gururla taşıyacağım, kaliteli işler üreteceğim.
*kimileri 2012’de “kıyamet” bekliyor… ben çoktan 2012’yi “kıyame” yani “ayağa kalkma” yılı olarak ilan ettim bile…